Trabzon’un Trafik Çilesi

Trabzon’da trafik meselesi öyle bir hâl aldı ki, artık “sabah işe yetişememek” ya da “meydana yarım saatte inememek” sıradan dert oldu. Şehrin yolları özellikle yaz aylarında adeta nefes alamıyor. Dar yollar, artan araç sayısı ve üzerine binen mevsimlik kalabalık, şehri boğuyor.

Bir düşünün: Şehir bir taraftan denize, diğer taraftan dağlara sıkışmış. Mevcut yollar yılların yükünü taşımaktan çoktan yorulmuş. Yetmezmiş gibi otopark yok denecek kadar az ve otopark ücretleri pahalı.

Yazın Gelen Üç Büyük Dalga
Trafiği içinden çıkılmaz hale getiren üç faktör var. İlki, Arap turistler. Trabzon’un turizmde parlayan yıldız olması güzel ama işin öteki yüzü hiç de öyle değil. Çünkü neredeyse her Arap turist, uçaktan iner inmez araç kiralıyor. Şehrin yolları zaten taşıyamıyor, bir de yüzlerce ek araç yüklenince adım atacak yer kalmıyor.

İkinci dalga ise gurbetçiler. Yıllar önce İstanbul’a, Ankara’ya, Bursa’ya, hatta Avrupa’ya göç eden Trabzonlular, yaz gelince çoluk çocuk dönüyor. Birçoğu da kendi araçlarıyla.

Üçüncü dalga fındıkçılar. Fındık zamanı geldi mi Trabzon adeta bir göç dalgası yaşıyor. Yine bir çoğu kendi araçlarıyla geliyor.

Arap turistler, gurbetçiler ve fındıkçılar derken Trabzon trafiği özellikle yazın içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Toplu Taşıma Da Çözüm Olmaktan Uzak
Trafiğin tek sorumlusu turistler, fındıkçılar ya da gurbetçiler değil elbette. Trabzon’un toplu taşıması da sınıfta kalıyor. Birçok hatta otobüslerin sefer aralıkları çok uzun. Dolmuşlar ise yolcuyu ilk durakta doldurmadan kalkış yapmıyor. Yolda ki duraklarda bekleyen yolcular boş dolmuş bulamıyor.

Üstelik iş burada bitmiyor. Belediye otobüslerinde klima çalıştırılırken, dolmuşlarda durum tam tersi. Dolmuş şoförlerinin çoğu klima açmıyor. Yaz sıcağında, havasız ve kalabalık bir minibüste yolculuk etmek, vatandaşa adeta işkence çektiriyor. Dolmuşlarda klima çalıştırılması zorunlu hale getirilmeli, açmayanlara ceza uygulanmalı. İnsanları toplu taşımaya yönlendirmek istiyorsak, önce bu hizmetin insanca olması gerekiyor.

Kısacası, günlük yoğunluğa göre otobüs saatlerinin düzenlenmesi ve dolmuşlarda klima zorunluluğu getirilmedikçe, toplu taşıma özel araçların alternatifi olamaz.

Trafik sadece direksiyon başındaki sürücünün sorunu değil. Geç kalan işçiler, otobüs duraklarında bekleyen öğrenciler, memurlar, hatta esnaf… Yani bütün şehir bu çilenin ortağı.

Ne Yapmalı?
Çözüm aslında belli. Şehrin geleceğini kurtaracak olan, günübirlik çözümler değil, uzun vadeli yatırımlar. Hafif raylı sistemin biran önce hayata geçirilmesi, yolların genişletilmesi yada alternatif yolların yapılması gerekiyor.

Ve en önemlisi, yaz aylarında mevsimsel trafik planı yapılmalı. Arap turistler için bireysel araç yerine tur otobüsleri teşvik edilmeli. Otobüs seferleri mesai saatlerine göre artırılmalı ve dolmuşlarda klima zorunluluğu sıkı şekilde denetlenmeli.

Trabzon, Karadeniz’in incisiyse, bu inci artık trafiğe takılıp soluk alamıyor. Eğer yetkililer bugünden harekete geçmezse, birkaç yıl sonra Trabzon adım atılamaz hale gelecek.

Ahmet Korkmaz
✉️ ahmet@haberzon.com.tr
Yazarın tüm yazılarını gör →

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu