Trabzon’da Dolmuş Krizi
Trabzon’da dolmuş duraklarının yerlerinin değiştirilmesi kentte büyük bir tartışma başlattı. Niyetin şehir trafiğini rahatlatmak olduğu açık. Ancak uygulama daha ilk günden özellikle dolmuş şoförlerinin tepkisini çekti.
Vatandaş cephesinde ise görüşler ikiye bölündü. Konu çoğu zaman ulaşım ve trafik ekseninden ziyade siyasi bir pencereden değerlendirildi. İktidar partisine yakın olanlar düzenlemeyi desteklerken, muhalif kesim uygulamaya mesafeli yaklaştı.
Şehrin meselelerine siyasi pencereden bakmayı asla doğru bulmam. Ulaşım, trafik, altyapı ya da şehir planlaması gibi konular partiler üstü meselelerdir. Bunlar akıl, bilim, veri ve ortak fayda perspektifiyle ele alınmalıdır.
Bir düzenleme yapılacaksa alternatif senaryolar teknik olarak analiz edilmeli, şehir plancılarının ve ulaşım uzmanlarının görüşleri alınmalıdır. Esnafın, şoförlerin ve vatandaşın günlük yaşamına etkisi somut verilerle ortaya konulmalıdır.
Eğer bir uygulama gerçekten trafiği rahatlatacaksa, bu bilimsel verilerle anlatılmalı ve kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılmalıdır. Aksi halde her düzenleme ister istemez siyasi tartışmanın parçası haline gelir. Oysa şehir hepimizin; sorunlar da çözümler de ortak akılla üretildiğinde kalıcı olur.
Ortaya çıkan tepkilerden anlaşılıyor ki Trabzon Büyükşehir Belediyesi süreci yönetmekte zorlandı. Ancak kabul etmek gerekir ki bu süreci yönetmek zaten başlı başına güç bir işti.
Trabzon’un coğrafi ve fiziki yapısı bu tür düzenlemeleri her zaman zorlaştırıyor. Dar sokaklar, sınırlı yol genişlikleri, şehrin ticari ve sosyal hayatının büyük ölçüde Meydan ve çevresine sıkışmış olması önemli bir handikap. Buna bir de alternatif durak alanlarının yok denecek kadar az oluşu eklenince, yapılacak her değişikliğin ciddi tepki üretmesi neredeyse kaçınılmaz hale geliyor.
Yani mesele sadece idari bir karar değil; aynı zamanda yıllardır biriken plansız büyümenin ve sıkışmış şehir dokusunun doğal sonucu. Baştan zor olduğu bilinen bir düzenlemenin, güçlü bir iletişim ve aşamalı bir planlama olmadan hayata geçirilmesi de tartışmaları kaçınılmaz olarak büyüttü.
Yapılan düzenlemenin Trabzon’un ulaşım sorununu kökten çözeceğini düşünmüyorum. Bu tür kısmi değişiklikler geçici rahatlama sağlayabilir; ancak şehrin yapısal sorunlarını ortadan kaldırmaz. Asıl ihtiyaç olan şey, daha radikal ve bütüncül bir ulaşım planlamasıdır.
Trabzon’da dağınık halde bulunan duraklar yerine, tüm hatların entegre olduğu merkezi bir aktarma ve durak alanı oluşturulmalıdır. Şehrin doğusundan, batısından, güneyinden ve hatta köylerden gelen dolmuşların tek bir merkezde toplandığı modern bir ulaşım üssü, hem trafik yükünü azaltır hem de şehir içi karmaşayı büyük ölçüde ortadan kaldırır.
Üstelik bunun için oldukça uygun bir alan da vardı. Ancak o bölgede TOKİ konutları yükseldi. Uygun gördüğüm alanın resmini aşağıda ekledim. Bu alanda çok katlı, fonksiyonel bir durak ve aktarma merkezi inşa edilebilirdi. En alt katta belediye otobüsleri, üst katlarda ise farklı güzergahlardan gelen dolmuşlar için ayrılmış peronlar bulunabilirdi. Böyle bir yapı, hem düzeni sağlar hem de şehir merkezindeki yoğunluğu dağıtırdı.
Trabzon artık günü kurtaran çözümlerle değil, geleceği planlayan projelerle yol almak zorunda. Aksi halde her yeni düzenleme bir başka tartışmanın başlangıcı olmaya devam edecektir.

