Çayın Buharı Var, Bereketi Yok

Rize’de yaş çay alım fiyatı 35 lira olarak açıklandı. Açıklamanın ardından ekranlarda klasik cümleler dolaşmaya başladı: “Üretici korunmuştur”, “çay emeğinin karşılığı verilmiştir”… Fakat Rize’de vatandaşın yüzüne bakınca başka bir tablo görülüyor.

Çünkü açıklanan fiyat, çayın kokusunu taşıyor ama bereketini taşımıyor.

İnsanlar daha fiyat açıklandığı gün hesap makinesine sarıldı. Gübreye ne gitti, ilaca ne gitti, işçiye ne gitti, borca ne gitti… Geriye ne kaldı?

Çay geçim kapısından çok, masraf kapısına dönüşmeye başladı.

Rize insanı kolay kolay şikayet eden bir toplum değildir. Toprağına bağlıdır, emeğine sabreder. Ama artık bölgede başka bir cümle duyuluyor:

“Çayın bereketi gitti.”

Mesele sadece 35 lira değil. Mesele, çayın yıllardır aynı hikayeyi yaşatması. Her sezon büyük beklentiler oluşturuluyor, ardından birkaç ay içinde o fiyat enflasyonun altında eziliyor. Market değişiyor, mazot değişiyor, elektrik değişiyor, hayat değişiyor… Ama üreticinin kaderi değişmiyor.

Daha acısı ise gençlerin yavaş yavaş çaydan uzaklaşması.

Eskiden aileler çocuklarına çay bahçesi bırakırdı. Şimdi birçok genç köyden kurtulmanın hesabını yapıyor.

İnsanlar toprağına küs değil; karşılığını alamamaya kırgın.

Bir başka gerçek daha var:
Türkiye’de çay stratejik bir üründür ama üreticisi stratejik değer görmüyor.

Yıllardır Rize’in sırtında yükselen çay ekonomisi bugün üreticiyi tatmin etmiyor.

35 lira açıklandı diye herkesin susması bekleniyor olabilir. Ama vatandaş artık rakamın büyüklüğüne değil, cebindeki küçülmeye bakıyor.

Çayın buharı hala tütüyor.

Ama o buharın altında eski bereket artık görünmüyor.

Ahmet Korkmaz
✉️ ahmet@haberzon.com.tr
Yazarın tüm yazılarını gör →

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu