Fındık Fiyatlarında Gizli Oyunlar
Karadeniz’de her fındık sezonu tartışmalı geçer ama bu yıl yaşananlar önceki sezonları geride bıraktı. Daha birkaç hafta önce serbest piyasada 330–350 TL bandına dayanan fındık fiyatları, bir dizi haber sonrası 270-280 TL civarına kadar geri çekildi. Rekolte düşük, buna rağmen fiyatlar nasıl oluyor da geriye gidiyor? Bu düşüş sıradan bir piyasa hareketi değil. Fındık piyasasında ciddi bir manipülasyon var.
Bu sezonun başında tüm uzmanlar düşük rekolte konusunda hemfikirdi. Dallar boş, kuruyan bahçeler çok, kokarca fındığı telef etmişti. Normal şartlarda düşük rekolte şu demektir: Fiyat yukarı çıkar.
Ama ne olduysa tam tersi oldu. Peki nasıl?
- Uluslararası dev Ferrero’nun “alımı durdurduk” haberi servis edildi.
- Aynı anda piyasa “çok fındık varmış” havasına sokuldu.
- Rekolte tartışmaları bilinçli şekilde büyütüldü, kafa karıştırıldı.
- Ardından fiyatlar bir anda aşağı çekildi.
Ekonomide bunun adı manipülasyondur. Haber akışıyla piyasayı yönlendirmek, algı yaratmak ve panik satışları tetiklemek.
Dikkat edin, fiyatlar yükselirken birden bire bazı haberler artmaya başladı:
“Ferrero alımı durdurdu.”
“İhracat yavaşladı.”
“Piyasada ürün bol.”
“Üretici elindeki fındığı satmalı.”
Hepsinin ortak özelliği ne?
Tam fiyat yükselirken ortaya çıkmaları.
Burada kimsenin kimseyi kandırmasına gerek yok. Bu haberlerin bir kısmı doğru olabilir, ama zamanlaması tesadüf değildir. Piyasada hâkimiyeti elinde tutan birkaç büyük aktörün fiyatı baskılamak için yaptığı klasik bir taktik: Önce beklentiyi bozar, ardından fiyatı aşağı çeker, sonra düşükten alım yapar. Yıllardır aynı oyun tekrarlanıyor.
Türkiye’de fındık üretimi dünyadaki toplam üretimin yüzde 60–70’ine denk geliyor. Böyle bir pazarda fiyatı üreticinin belirlemesi gerekirken, tam tersine üretici kendi ürününün fiyatını televizyondan öğreniyor.
Neden?
- Fındık piyasasında birkaç büyük alıcı var.
- Bu alıcılar fiyat yönlendirmede güçlü.
- Rekolte açıklamaları şeffaf değil.
- Devlet alım fiyatı serbest piyasayı korumuyor.
- Üreticiler dağınık, örgütsüz ve pazarlık gücü zayıf.
Sonuç:
Fındık üreticisi kendi toprağında bile başkalarının belirlediği fiyatla mahkûm ediliyor.
“Panik Satışları” Bilerek Tetikliyorlar
Fındık fiyatı birkaç gün üst üste düştüğünde, üretici haklı olarak korkuyor. Çünkü borcu var, masrafı var, okul açılmış, gübre parası gelmiş, kredi zamanı gelmiş…
İşte manipülasyonun en etkili ayağı burada devreye giriyor:
1. Olumsuz haberler yayılıyor.
2. Fiyat hızlı düşürülüyor.
3. Üretici “daha da düşerse?” korkusuyla satmaya zorlanıyor.
4. Büyük alıcılar, fiyat dibe vurunca piyasaya dönüp mal topluyor.
Bu döngü yıllardır çalışıyor.
Bu seneki fark ne?
Düşük rekolteye rağmen aynı oyun oynanıyor.
İşte anormal olan da bu.
Bu yıl yaşanan fiyat hareketi, “piyasa böyle” diyerek geçiştirilecek bir durum değil. Üreticiye, Karadeniz’in insanına, emeğe karşı yapılmış ciddi bir haksızlık var. Fındık fiyatlarının gerçek üretim miktarıyla değil; haberlerle, algılarla, masa başında yazılan senaryolarla belirlenmesi kabul edilemez.
Bu noktada Karadenizli milletvekillerine de küçük bir parantez açmak gerekiyor: Fındık her seçim döneminde meydanlarda konuşuluyor ama iş icraata geldiğinde aynı kararlılığı görmek mümkün olmuyor. Bölgenin en stratejik ürününde yaşanan bu fiyat oyunlarına karşı daha güçlü bir duruş, daha etkili bir takip beklemek üreticinin hakkı. Ses çıkarmak yalnızca üreticinin değil, Ankara’daki temsilcilerin de görevi olmalı.