Fatih Tekke Sahadaki Gerçekle Yüzleşmeli
Galatasaray–Trabzonspor kupa maçının ardından Fatih Tekke’nin açıklamalarını izleyince açıkçası şaşkınlığa düştüm. Tekke’nin sözleri baştan sona tutarsızlık kokuyor. Yenilginin ardından önce futbolcularını, “Bu seviyede olmaz! Olmaz!” diyerek eleştiriyor; birkaç cümle sonra ise, “Galatasaray’dan aşağıda bir oyun oynamadık, başımız dik ayrılıyoruz” diyebiliyor. Bu nasıl bir çelişki? Kusura bakma hoca, biz o sahada sizin anlattığınız maçı görmedik.
Galatasaray’dan dört gol yiyip ardından “başımız dik ayrıldık” demeye insan utanır. Bu nasıl bir körlük, Fatih hoca? Sahada iyi olan neydi? Onana haftalardır amatör takımın bile yemeyeceği goller yiyor. Olaigbe her topu aldığında çalım deniyor; futbolu yalnızca çalım sanıyor. Çalım atılacak yer var, pas atılacak yer var — ama bundan haberi yok. Bouchari için “risk aldım, kefilim” dedin; sırf haklı çıkmak uğruna forma veriyorsun. Adam her maç kötü, peki bu inat neden? Koysana gençlerden birini, en az onun kadar oynar.
Oyun planı yok; doldur-boşaltla sonuca gitmeye çalışıyorsun. Bari savunmayı yap. Defansın ne adam paylaşımı var ne pozisyon bilgisi. Barış’ın ve Eren’in attığı gollerde bu kadar boş bırakılır mı?
Hadi Onuachu yok, Oluai yok, hücumda üretkenlik beklemeyelim — eyvallah. Peki savunmayı da mı yapamayacaksın? Onuachu defans oyuncusu değil ki, nasıl onun yokluğunun arkasına sığınıyorsun? Dört gol yemiş bir takımın “başımız dik” deme lüksü yok; önce sahadaki tabloyla yüzleşmek gerekiyor.