Trabzonspor Kazanıyor Ama İkna Etmiyor
Trabzonspor–Kasımpaşa maçı bu sezonun özeti gibiydi: sonuç var, rahat yok. Bordo-mavililer bir şekilde kazanmayı başarıyor ama oynanan futbol tribünde de ekran başında da “tamam, bu oldu” dedirtmiyor.
Takımın en belirgin özelliği artık şu:
Ya son dakikalarda bulduğu gollerle maçı koparıyor,
ya da öne geçtikten sonra son düdüğe kadar savunma refleksiyle ayakta kalmaya çalışıyor. Bu da her maçta aynı sahneyi izlememize neden oluyor: Dakikalar ilerledikçe oyun değil, nabız yükseliyor. Son anlarda top rakibe geçti mi, herkesin nefesi tutuluyor; tribünde de evlerde de kimse rahat edemiyor.
Sorun sadece skor üretmek değil. Topa sahipken rakibi boğan, tempoyu ayarlayan, “bu maç buradan dönmez” hissini veren bir yapı yok. Bir gol atılsa bile maç kopmuyor; rakip her an geri dönebilir hissi sahada da hissediliyor.
Elbette kazanmak önemli. Üç puan haneye yazılıyor, hedefler canlı kalıyor. Ama sürekli son dakikalara sıkışan bir futbol, uzun vadede hem mental hem fiziksel olarak yıpratıcı. Her maç final havasında oynanıyor, her maç stres.
Özetle Trabzonspor kazanıyor ama ikna edemiyor. Skor tabelası gülümsüyor, oyun ise soru işaretleri bırakıyor. Taraftarın istediği şey sadece galibiyet değil; rahat izlenen, kontrol edilen, güven veren bir Trabzonspor. Şu an ise her maç bitiş düdüğüyle birlikte gelen tek duygu var: “Oh be, kurtulduk.”