Mustafa Eskihellaç Vites Yükseltti

Trabzonspor, kupada İstanbul Başakşehir’i 4-2 mağlup ederken, sahada yükselen form grafiğiyle öne çıkan üç isim dikkat çekti. Bu oyuncuların başında ise Mustafa Eskihellaç vardı.

Eskihellaç bugüne kadar özellikle hızıyla fark yaratıyordu; topu aldığında çabuk bir şekilde rakip sahaya geçebiliyor, savunmaları zor durumda bırakabiliyordu. Ancak son pas ve son vuruşlarda yaşadığı isabetsizlik, bu etkili koşuların çoğu zaman sonuçsuz kalmasına neden oluyordu.

Başakşehir karşısında ise farklı bir tablo izledik. Topla dikine çıkış hızı, adam eksiltme becerisi ve en önemlisi son vuruştaki netliğiyle bu kez çabası skora yansıdı. Üretti, zorladı ve bitirdi. İşte gelişimin asıl göstergesi de bu oldu.

Eğer Eskihellaç bu üretkenliğini istikrarlı şekilde artırır, son pas ve final vuruşlardaki etkinliğini sürdürürse, yalnızca takımın vazgeçilmezlerinden biri olmakla kalmaz; Avrupa kulüplerinin radarına giren çok daha farklı bir seviyeye ulaşabilir.

Form grafiği yükselen ikinci isim ise Ozan Tufan oldu. Israrlı takibiyle kaleciyi hataya zorladı ve adeta tek başına bir gol çıkardı. O pozisyon, sıradan bir takip değil; inancın ve konsantrasyonun ürünüydü. O topun peşine her futbolcu gitmez.

Ozan Tufan sahada hırsıyla “ben buradayım” diyor. Mücadelesi, isteği ve skora doğrudan katkısı, formayı ne kadar arzuladığını gösteriyor. Belli ki kenarda beklemekten çok sıkılmış. Bu performansını sürdürdüğü takdirde daha fazla süreyi hak ettiğini söylemek yanlış olmaz.

Form grafiği yükselen üçüncü isim ise Benjamin Bouchouari oldu. Trabzonspor’a geldiğinden bu yana beklentilerin altında kalmış, bir türlü istenen seviyeye ulaşamamıştı. Transfer edilirken Fatih Tekke’nin “çok güvendiğim bir transfer” sözleri dikkat çekmiş, ancak ilerleyen süreçte performansından dolayı sert eleştiriler de gelmişti. Hatta oyuncunun gözden çıkarıldığı yönünde yorumlar yapılmıştı.

Başakşehir ile oynanan kupa maçında ise farklı bir Bouchouari izledik. Sürekli dikine oynayan, topu ayağında gereksiz tutmayan ve takımı hızlı şekilde hücuma kaldıran bir profil çizdi. Oyun sıkıştığında yön değiştirebilen, sahayı iyi tarayan ve takım arkadaşlarının konumunu doğru okuyabilen bir performans sergiledi. Bu yönüyle teknik heyetin görmek istediği oyuna daha yakın bir görüntü verdi.

Elbette eksikleri hala var. Fizik gücü yeterli seviyede değil. Prese maruz kaldığında ve ikili mücadelelere girdiğinde çabuk dengesini kaybediyor. Kısa boylu ve hafif yapılı olması, güçlü rakipler karşısında dezavantaj oluşturuyor. Ancak temas olmadığı anlarda ayağına gelen topları oldukça verimli kullandığını gördük.

Özellikle topu dikine oynama isteği, teknik heyetin arzuladığı oyun anlayışıyla örtüşüyor. Eğer bu performansını istikrarlı hale getirir ve fiziksel olarak biraz daha güçlenirse, Trabzonspor’da önemli bir rol üstlenebilir.

Tahsin Bakır
✉️ tahsin@haberzon.com.tr
Yazarın tüm yazılarını gör →

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu