Muçi’nin İntikamı
Ernest Muçi için Beşiktaş maçı sıradan bir 90 dakika değildi. Belki de aylarca içine attığı kırgınlığın, öfkenin ve kendini kanıtlama isteğinin sahaya yansıdığı geceydi.
Bir zamanlar büyük umutlarla transfer edildiği Beşiktaş’ta aniden gözden çıkarıldı. İddialara göre Sergen Yalçın, göreve gelir gelmez onu kadroda düşünmediğini yönetime bildirdi. Muçi adeta kapının önüne konuldu. Kısa süre sonra kendisini Trabzonspor formasıyla buldu.
Ama bazı futbolcular unutmaz.
Muçi de unutmadı. Bunu her Beşiktaş maçında gözlerinden anlamak mümkündü. Sahadaki hırsından, her topa koşuşundan, attığı gollerden… Sanki her Beşiktaş maçında “Ben buradaydım” demek istiyordu.
Ve yine yaptı.
İstanbul’da, Beşiktaş’ın evinde, Beşiktaş’ı yıkan golü attı. Tribünler sessizliğe gömülürken Muçi’nin yüzündeki ifade çok şey anlatıyordu. Dönüp Sergen Yalçın’a baktı. Bu sadece bir gol değildi. Bu; küçümsenmiş bir futbolcunun intikamıydı. Görmezden gelinen bir oyuncunun cevap verişiydi.
Tribünlerde öfke vardı. “Yönetim istifa” sesleri statta yankılanıyordu. Kameralar maçın son anlarında Sergen Yalçın’a döndüğünde yüzündeki gerginlik dikkat çekiyordu. Kupadaki hayal kırıklığının ardından gelen bu mağlubiyet, Beşiktaş camiasındaki yarayı daha da büyüttü.
Ve kaderin ironisi şuydu:
Beşiktaş’ı yıkan futbolcu hala Beşiktaş’ın oyuncusuydu.
Belki de Muçi için en büyük cevap buydu. Aylar önce sessizce gönderilen futbolcu, şimdi attığı golle herkese kendisini yeniden hatırlatıyordu.
O an içinde ne hissettiğini tam olarak bilemeyiz. Ama insan ister istemez şunu düşünüyor: Belki de sezon boyunca içinde taşıdığı kırgınlığın hesabını kapattığını hissetti.